|
Ben cinsel birlikteliğin neden bu kadar özelleştirildiğini anlayabilmiş değilim açıkçası.
neden vahşi bir şey olsun ki
bir insanla oturup sohbet edebilirsin
yemek yiyebilirsin
yeri gelriğinde başını omzuna koyup ağlayadabilirsin
sonra sevişebilirsin..
sevgili Lilith, konu yazı; Erich Fromm'un "sevme sanatı" adı ile yayınlanmış eserinde, sevgiyi incelediği ve sevgi nesneleri olarak sunduğu; kardeş sevgisi, tanrı sevgisi, anne sevgisi, kendini sevme, cinsel sevgi türleri arasında, cinsel sevgi'yi aktardığı bir bölümünden derlenmiştir.
yani, ana konu "sevgi", "sevme sanatı" dır gerçek manasıyla. bu doğrultuda, cinsel birliktelik vahşi bir şeydir anlamı çıkmamakta, sadece sevgisiz cinselliğin tüketici kimliğinden ve bunun gerçek sevgi anlamına gelemeyeceğinden dem vurmaktadır.
yukarıdaki alıntınıza benzeyen, yaşanması rastlantısal ve içgüdüsel yaşantıları "sevgi" kapsamına alabilmemiz ne derece mümkün? ama ben sizin bunun bilincinde olduğunuzu ve bunu, içinde cinselliği barındırsa da "sevgi" kapsamınıza bilerek almadığınızı algılıyorum yazılarınızdan...
özet olarak tu-kaka yapmak değil amaç, yaşamın temel anlamlarından biri olan sevgiyi, layığı olan daha duyarlı ve anlamlı yerinde görmeye dönük bir özlem...
"müthiş bir zenginlik aşk...
o kaybedildikçe ilişkiler neredeyse sıradan,
hiç heyecan uyandırmayan düzeylere itildi.
aşk, insanoğluna en zengin hayal dünyasını sunan bir duygu.
neden bu kadar yaygın extaziler, haplar, uyuşturucular *(ve alkol)?
başka bir hayal dünyası kalmadı çünkü...
aşkı kaybetmekle o naifliği, o saflığı, o yürek zenginliğini,
o kendini bir başkası için adama yürekliliğini kaybediyorsunuz.
aşk aynı zamanda yaratıcı bir duygudur, o yaratıcılığı yok ediyorsunuz"
..inci aral'dan alıntı...
* benim eklentim...
|