Tekil Mesaj gösterimi
  #22 (permalink)  
Alt 20-10-2007, 01:16
bLood - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
bLood bLood isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Henüz arızalanmış
 
Üyelik Tarihi: 15-10-2007
Mesajlar: 55
Fay Hatları

Kuran’da yeryüzü hakkında verilen bir başka bilgi ise fay hatları hakkındadır. Bilindiği gibi yeryüzü farklı tabakalardan oluşur ve bu tabakalar arasında ya da üzerinde çatlaklar vardır. Bunlar depremleri oluşturan fay hatlarıdır.

Bu fay hatlarının keşfi İkinci Dünya Savaşından sonra yeryüzünde madenlerin araştırılması esnasında ortaya çıkmıştır. Bilim adamları özellikle deniz altında yaptıkları çalışmalarında yeryüzünün her tarafının çatlaklarla dolu olduğunu fark etmişlerdir.
1950’lerede yeryüzünün bu durumu keşfedilmesine rağmen günümüzden 14 asır önce bu bilgi Kuran’da insanlara duyurulmuştur. Tarık suresinin 12. ayetinde bu gerçek şöyle bildirilmektedir:

Ve çatlaklarla dolu yer. (86 Tarık Suresi, 12 )


Alıntı:
sangre´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Hehe evet.. dünyanın yuvarlak olduğunu biliyolardı o zamanlar.. ama beklediler.. ilk önce başkaları bulsun sonra biz atlarız dediler..

yahu tercümeler niye böle.. benim okuduğum kitapta.. dünyayı gerdikçe gerdik yazıyo.. enteresan..
Resmi dilimiz Arabça olsaydı emin ol onlardan önce keşfederdik, Senin aldığın kitaplar sana göre demek

Alıntı:
fenasi´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Akraba evliliği baştan beri sakat doğum demek çoğunlukla, adem ile havvanın çocukları ve onların çocukları ve onların çocukları zaten akraba evliliği yapıyorlar, doğal olarakta bu teze göre şu anki insanların çoğunluğu sıpastik olası gerekir. Kuran'a göre dünyadaki herkes adem ile havvadan gelme, yani bu duruma göre herkes sıpastik olamak zorunda
Alıntı:
İlk insan olan Adem ve Havva’nın genetik olarak bir hastalıklarının olmadığı ve düşünülürse onların çocukları ve onların çocuklarında böyle sorunların çıkmayacağı anlaşılır.
Teknoloji geliştikçe, Hastalık türüde çoğaldı biliyorsun.


Firavun Ve Haman!

Musa ve onun Firavunla mücadelesi Kuran’da en çok yer alan kıssadır. Bu kıssada Eski Mısır ve Firavun’un yaşantısı hakkında bir çok detaya yer verilir. Firavuna karşı toplumun tavrından ve toplum içindeki konumundan, Firavun’un yardımcısı Haman gibi değişik konular hakkında fikirler elde edilebilmektedir. Kuran’da geçen Haman ismi bazı Hıristiyanlar tarafında eleştiri sebebi olmuştur. Çünkü Haman ismi Tevrat’ta Ester’in hikayesinde geçer ve burada Haman, İsrail oğullarına kötülük yapan Pers kralının yardımcısı olarak belirtilmektedir. Bu nedenle Bazı Hıristiyan araştırmacılar Haman isminin Kuran’da yanlış geçtiğini iddia etmişler ve bunu Kuran’ın Tevrat’tan kopyalandığı iddiasına delil olarak göstermeye çalışmışlardır. Mısırın tarihi ve dili Roman imparatorluğunun işgali esnasında tümüyle değişti. Hıristiyanlığı resmi din olarak kabul eden Roma, putperest olduğunu düşündükleri Eski Mısır dinine karşı yasaklayıcı bir tavır aldı. Mısır tapınaklarını yıkıp, kitabeleri söktüler. Hiyeroglif yazısının kullanılmasını yasakladılar. M.S 300’lerden sonra Hiyeroglif yazısı unutuldu ve yeryüzünde bu yazıyı okuyabilen kimse kalmadı. 18 yüzyıla kadar bu böyle sürdü. Bu dili bilen olmadığı için Mısır papirüslerinde ve yazıtlarında neler yazdığı hiç kimse tarafından bilinemiyordu. Bu durum 1799’da Mısır’ı işgal eden Fransız ordusundaki bir askerin, kendine siper kazarken bulduğu Rosetta Stoen isimli bir yazıtla değişti. Bu yazıtı diğer yazıtlardan ayıran özelliği aynı metnin hem Hiyeroglif, hem demotik hem de Yunaca olarak yazılmış olmasıydı.

Yunanca bilinen bir dil olduğu için buna bakılarak Hiyeroglif yazısı Jean-Françoise Champollion adlı bir Fransız tarafından da çözülebildi. Bu şekilde Eski Mısır dolayısıyla Firavun hakkında bir çok şey öğrenilebildi. Bu çalışmaları takip eden Fransız bilim adamı Prof. Dr. Maurice Bucaille Kuran’da geçen konularla Eski Mısır yazıtlarındaki bilgileri karşılaştığında ise çok ilginç sonuçlara ulaştı.

Maurice Bucaille “Haman” ismini bir Fransız Mısır Bilimcisine verir ve bunun 7. yüzyıldaki bir Arap el yazmasından alıntı olduğunu söyler. (Bu ismin Kuran’da geçtiğini söylemeden, 7. yüzyıldaki Arap el yazması diyerek Mısır bilimcisinin tepkisini ölçer.) O da, 7. yüzyıldaki bir Arap el yazmasında hiyerogliflere ait bir bilginin geçirilmiş olmasının mümkün olmadığını, fakat Firavun sarayının isim listelerine bakacağını söyler, Dr. Maurice Bucaille’a ise “Dictionary of Personal Names of the New Kingdom by Ranke” adlı Mısır isimleri sözlüğünü önerir. Bucaille ise Almanca hiyeroglif transliterasyon listesinden Haman’ın, Taş Ocakları İşçilerinin Şefi olduğunu bulur. ( Hermann Ranke, Die Ägyptischen Personennamen, Verzeichnis der Namen, Verlag Von J. J. Augustin in Glückstadt, Band I, 1935, Band II, 1952.)
Dahası Haman ismi Viyana’da Hof Müze’sindeki bir anıtta da kazılıdır.( Walter Wreszinski, Aegyptische Inschriften aus dem K.K. Hof Museum in Wien, 1906, J. C. Hinrichs’ sche Buchhandlung.)

Kuran’da, Firavun’un kule yapma işini Haman’dan istemesini haber veren ayet, bu arkeolojik bulguyla tam bir uyum içindedir. Kuran’da da Firavun Haman’a seslenmekte ve ondan kendisine yüksek bir kule yapmasını istemektedir:

Firavun dedi ki: “Ey önde gelenler, sizin için benden başka İlah olduğunu bilmiyorum. Ey Haman, çamurun üstünde bir ateş yak da, bana yüksekçe bir kule inşa et, belki Musa’nın İlahına çıkarım çünkü gerçekten ben onu yalancılardan (biri) sanıyorum.” (Kasas Suresi, 38)

Eski Mısır’a ait bu yazıtların okunabilmesi, Kuran’da söylendiği gibi Haman’ın Eski Mısır’da yaşadığını ortaya koydu. Ayrıca Haman’ın tıpkı Kuran’da bildirildiği gibi Firavuna yapılar inşa eden bir kişi olduğu ortaya çıktı.


Ben, tanrıya borcluyum..

Konu fenasi tarafından (20-10-2007 Saat 02:06 ) değiştirilmiştir.. Sebep: flood
Alıntı ile Cevapla