şincik efen'im...
bu konuyla ilgili psikologlardan sosyologlara hatta zoologlara kadar pek çok alandan bilim insanı çeşitli şeyler söylemiş. en enteresan gelenlerden biri bana, Desmond Morris'in uzun süren hayvan gözlemlerinden çıkardığı "damgalanma-ters damgalanma" olarak tanımladığı hadise.
"insanat bahçesi" isimli kitapta geçiyordu bu konu, kitabı bulursam oradan alıntı da yaparım ama aklımda kaldığı kadarıyla yazayım. diyor ki Desmond Morris; efen'im devekuşları olsun, timsahlar olsun ve hatta insanlar olsun yumurtadan ya da anne karnından çıktıklarında ilk gördükleri tercihen büyük sıcak renkli ve sıcak görünümle hatta tercihen sıcak nesneye DAMGALANIYORLAR. bu ilk damgalanma bizim ilk aşk nesnemiz (anneciğimiz) oluyor ve ömür boyu o ilk aşk nesnesini hatırlatan "şeyler" tarafından tekrar damgalanıyor. en nihayetinde kendi bebeğini ilk gördüğü zaman da TERS DAMGALANMA gerçekleşiyor. bunun ötesinde bu pek değerli zoolog başka kitaplarında elbette ki insanın sağlıklı bir nesli devam ettirmek üzere aileyi koruyup kollayacak güçlü erkek ve sağlıklı bir bebek doğurup besleyebilecek güçlü kadın (erkekte güçlü kaslar, geniş omuzlar, kadında geniş kalçalar ve karın, besleyici memeler) arayışında olduğunu yazıyor. ancak benim bu damgalanma-ters damgalanma mevzuu epeyce dikkatimi çekmekte. zira psikanalizde nesne ilişkileri kuramı ile bağlantılı bir teori gibi geliyor.
haa... bir de geçtiğimiz aylarda yanlış hatırlamıyorsam bbc'nin hazırladığı bir belgesel yayınlanmıştı televizyonda. insanların eş seçimi ile ilgili birkaç deneysel çalışmanın anlatıldığı eğlenceli bir belgesel. orada yukarıda geçen bütün varsayımları laboratuvar (!) ortamında tek tek ele alıyorlardı.
böyle
