|
Tam tersi; bir gün şu soruyu sordum kendime ve az kalsın boğuluyordum bu sebeple: Ne? Hayatın ayaktakımına da mı ihtiyacı var?
Zehirlenmiş pınarlara mı ihtiyaç var? Berbat kokan ateş, kirlenmiş rüyalar ve hayat ekmeğinin içindeki kurtlar da mı bir ihtiyaç?
Nefretim değil, tiksintim kemirip bitiriyor hayatımı, aç kurtlar gibi! Ah, bezdirdi beni ruhtan, ayaktakımının dahi bir ruhu olduğunu görmek. Ve döndüm sırtımı hükümdarlara, neyi kasteddiklerini öğrendikten sonra hükmetmekle: hükmetmek diyorlar, iktidar uğruna pazarlık yapmaya ve çekişmeye -ayaktakımıyla.
Burnumu tıkayıp gönülsüzce geçtim, tüm dün ile bugündeki herşeyin içinden. Hakikaten, muharrir ayaktakımının tüm dün ile bugünü berbat kokusunu yayıyor.
Konu Ebruli tarafından (21-11-2007 Saat 22:14 ) değiştirilmiştir..
Sebep: flood...
|