Tekil Mesaj gösterimi
  #19 (permalink)  
Alt 15-10-2007, 22:40
possible_outside
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart Sorunun içindeki yanıt ve iyi ahlakta bir sızıntı

Dikkat: Bu kısa metin, iyi bulduğum bir sorudan esinlenerek yazılmış bir metindir. Burada hiçbir birey/kişi, açık ya da örtük olarak, metnin içine sokuşturulmamıştır.


İnsan, düşüncesinin, aklının yetersizliğine öyle kötü bir şekilde ikna olmuştur ki kendine akıl yürütme yoluyla ispatı pek çok durumda yasaklar bile. Yine duyulur-görülür varlıklardan yardım ister: Bitkilerden, hayvanlardan, taşlardan, atomlardan. Doyum sağlayamaz çünkü salt işin fiziksel yanından bile baksak yardım istedikleri özselliklerin hepsini kendinde taşırken düşüncede hepsini geride de bırakmıştır; evriminde farketmeden olumsuzlayarak aşağıda bıraktığının yardımını isteme tutarsızlığına düşer. Hayvansal öz-sakınımı gördüğü, duyduğu kısaca görgül olan herşeye kolayca gerçeklik payesini verir. Kendine gerçek veya yanılsama/yalan demeyen onca şey (ot, taş, kuş...) insan için gerçek olur.

Bazen insanın durumu trajiktir -bu yüzden. Sorunun içinde yanıt vardır; basit bir karşılaştırma söz konusudur: "Yapılacak daha iyi bir şey yoksa ölmek en iyisi midir?" Biraz hatalı kurgulanmış bir soru, şöyle olsaydı: "Yapılacak daha iyi bir şey yoksa ölmek tercih edilebilir bir şey midir?" daha iyi olurdu gibi görünüyor. Oysa sorunun büyüklüğü de hatasında: "...ölmek midir en iyisi?" Kıyaslama sorunun içinde var zaten, hatta yargıya giden mantık-lı uslamlama da kurulmuş sorunun içinde: iyi edim ölümse, en iyi olanı seçmeli miyim -bu durumda? Tereddüt, soruyu aşıyor. Sorun burada. Soru kendi yanıtını içinde veriyor:tüm edimlerin arasında ölüm en iyisi ise -belirli bir bilinç durumu buna hükmetmişse- o halde seçilmesi gereken edim, ölümdür.

Sorunun içindeki yanıt, bize belirli bilgiler veriyor: soruyu soran düşünsel varlığın doğası şöyle hareket etmeyi gayet iyi biliyor: "Önümdeki tüm edimsel seçenekleri kıyaslayabilir ve en iyisini seçebilirim." Dahası da var, tam olarak şöyle demek istiyor: "Gücümün yettiğince elimdeki edimsel olanakların/olası olan edimlerimin en iyisini yapmayı düşünüyorum." Görüldüğü üzere soruyu soran, belirli bir ussallığı, ussal düşünme yeterliliğini, şu ya da bu düzeyde taşıyor.

Oysa soru kendi mantıksal ortamından çıkmak, taşmak, belki de kaymak istiyor başka bir yere. Şunu demeye getiriyor: "Biliyorum ki hep, kendi-için varlığımın doğasına en iyi edimi layık gördüm. Kendime karşı dürüstlüğüm buydu: İçi, mantıksal olarak kendi-için varlığımın doğasında karşılaştırmalar yapmak, mantıksal olarak iyi-daha iyi-en iyi veya kötü-daha kötü-en kötü karşılaştırmaları yaparak kendi-için varlığımın doğasına mümkün en iyi seçeneği almaktı, onu gerçekleştirmekti." (Bu arada, hemen böyle... ne gerçeği! Gerçek olup olmadığını bilmiyoruz, bahsedilen tasarımlarını fiiliyata geçirme öncesi bilinci: Dili kullanırken de, düşüncelerimizde de öyle sık sık "gerçekleştirmek" demeyelim bence; edimselleştirmeyi, gerçekleştirmeye tercih edelim) Devam edelim -biraz abartarak da yapalım ki, vurgu bize belirli bir bilinç yanını yeterli bir şekil içinde sunabilsin:"....bunun için şeylerin kendi doğalarını dikkate almıyordum. Benim için oldukları ölçüde, benim için oldukları gibi, benim için oldukları nitelikleriyle varolan şeylerdi. Ve tamamı benim kendi-için varlığımda olan benim için olan belirli varlıklardı ve elimde olup/olmamalarına, elimde oldukları özellikleri ile veya elimde olmadıkları özellikleriyle değerlendiriliyordu benim için. Elimden geçme zeminleri vardı Doğa'daki diğer tüm varlıkların, ben onları boyuyordum, oralarını buralarını bozup başka şekillere sokuyordum, kalplerini söküp yerine kendi geliştirdiğim zekamın inanılmaz teknikbilimsel mucizesi olan höbörü marka pilli kalplerimden takıyordum... ve bir an geldi, şöyle bir soru duydum zihnimde: 'Yapılacak daha iyi bir şey yoksa, ölüm en iyisi midir?' İlk kez ölümün benden, benim-için varlığından başka bir şey, bir asıl varlığı olan, bir asıl özü olan başka bir şeye, benim için olan tüm bilinçlerimin ötesinde yer alan bir şeye; bir kendinde-özselliklere giden bir yol açılmıştı bana. Ama türdaşlarım bağışlayın beni! Böyle yollar katlanılamaz şeylerdir benim için. Şimdi, şu kendime karşı dürüstlüğüm vardı ya, belirli bir mümkün olanların en iyisini seçmeye çalışan salt bir tür kendi-için olan, salt benim kendimde verili doğam için; evet, hani şu dürüstlüğüm vardı ya... Yani diyorum ki hani kişinin önünde bu kez duran şey ölümse, hani hayal meyal, hani güç bela bir kendinde varlık, bir kendinde doğa tanıdığım, dışımda olan bir nevi, başka bir şey olabilen bir nevi... işte kıyaslamam diyor ki: Ya ölüm ise bu kez en iyi olan? Beni iyi ahlakımdan kurtarabilir misiniz acaba -hani biraz da olsa?"

Konu possible_outside tarafından (15-10-2007 Saat 22:46 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla