|
Gideceğim Müsadenle
Çekip gitmek dolu gözlerimde
parmaklarımda sıla hasretinin nasırları var galiba
ve gözlerimin alabildiğine yalnızım
kaybolmalıyım bilmediğim bir şehirde...
Şakaklarımdaki ağrı güneşten kaynaklı
bilirsin eskiden beri sevmem bu kadar aydınlığı
loş ışık birazcık ta sigara birazcık da sen
bana yeter de artardı bilirsin.
İçimde bir korku vardı büyükçe
ve korkmuyorum şimdi hiç bir şeyden
ölüm dediğin nedir ki demiş ya hani
sensizliğin kısaltılmış haliymiş...
Dudaklarımda bilinmedik bir şehrin hasreti var
ve afilli cümleler yalnızlığı katlanılabilir yapmaz
kaybolup gitmek gerek bilmediğim bi şehirde bilmediğim insanların içinde
benliğim o kadar yıkık dökük ki görmemeli hissetmemeliyim
müsadenle müsaadeni isteyeceğim...
Gidiyorum, gidenlerin gelmediği bilinmez bir şehre
Orhan Bozdağ
konu ile ilgili yıllar öncesinde yazdığım bir şeyi buldum paylaşmak istedim...
demek istediğim aslında telefonun hiç olmaması. bi beklentinin hiç olmaması yani başka bi değişle...
|