|
aslında gecen konusmaların tek bir noktası var ,kendimizi ,kendimizin yarattığı bir döngüsel alanda sınırlayıp ,
hadi bakalım buna ne kadar dayanabilirsin ?
oyununu oynuyoruz,sonra öyle bir an geliyor canımız sıkılıyor ve mızıkcılık yapıp baska bir sınırsal dongüye geciyoruz.
Cep telefonu: Sabahtan aksama kadar her 2 dkkda bir bakmam gerek ya aradıysa ?
Arasam mı ki ?
Mesaj atyım en iyisi
Yok ,resmine bakmam yeterli..
Yada cagrı yapsam anlar mı ?
....
Sonra bir baskasına geciveririz:
Yeterki amac yapılacak daha iyi bir sey bulmak olsun.
Biranda maymun iştahımızın kesildigi olmaz mı ?
Insanoglu bu olmaz demeyin ,olur ..
Ozamanda ,hayattan alıcagım tadı aldım ,beni daha ne mutlu edebilirki ?
sorusuna cevap bulamayıp :ölmektir.
Evet hayat gerçekten çok sıkıcı,herseyi 20 yıl içinde yasayıp tüketiyoruz:sevgiler,aşklar,duygular,somut ve soyutlar.
Geriye yalnızca umutsuz bir beden ve sıkılmış bir ruh hali kalıyor.
Belkide oyuna en bastan yanlış başlatılıyoruz..
Hayat tüketim değilde üretim olmamalı mı ?
|