Elhamdülillah İşim Var!
Sayın ve pek kıymetli Müslüman kardeşlerim;
İslam dini zenginlik dinidir. Yüce rabbim, trigonometrinin, fonksiyonların, türevin ve entegralin henüz icat edilmediği zamanlarda bile, hem de hesap makinesi kullanmadan her şeyi detaylarına kadar hesaplamış; bu yüzden, aklını kullanan her kulunun rızkını da fazlasıyla vermiştir.
Etrafımıza bakarsak, doğanın bahşettiği güzelliklere ilaveten, İslam’ın zenginliklerinin de farkına varabiliriz. Kutuplarda yılın altı ayının gece, kalan bölümünün gündüz olduğunu hatırlatarak, oralarda yaşayanların, Müslüman olmaları halinde oruçlarını nasıl tutacaklarını, namazlarını ne şekilde kılacaklarını soran din düşmanlarına kanmayınız. Halk arasında “ yedi uyurlar, “ diye bilinen ve köpekleri Kıtmir ile birlikte bir mağarada 309 yıl uyuyan, Kehf suresinin “ Eshabül Kehf, “ diye bilinen kahramanları Yemliha, Mekselina, Mislina, Mernuş, Debernuş, Şazenuş ve Kefestatayuş’u öne sürerek, İslam’ın akıl dışı olduğunu iddia edenlere aldanmayınız. Yüce peygamberimizin Burak atıyla göğün yedinci katına yükseldiği Miraç’ı akla, fenne, bilime ve mantığa aykırı bulanlara kulak vermeyin; beni dinleyin. İki kadının şahitliğinin bir erkeğe eşit tutulduğu, kadının mirasta erkeğin yarısı kadar pay alabildiği, kadınların seks objesi olarak görüldüğü, dört kadınla evliliğe izin verildiği gibi üç defa “ boş ol, “ denildiğinde kadının kolaylıkla ortada kalabildiği, iki yalancı şahitle kadı huzurunda her yanlışın doğru yapılabildiği, sekiz yaşındaki Ayşe anamızla evlenen peygamberimizin, ilk evliliğini de yaşlı ama zengin Hatice anamızla yaptığı benzeri konuları ileri sürenlerin sinsi emellerine alet olmayınız. Yüce rabbim, Müslüman halkların sürekli seks açlığı çeken, çapulcu ruhlu insanlar olduklarını iddia edenlerin layığını zaten verecektir. Bir peygamberin oğlunu Tanrı’ya kurban etmek istemesini vahşice bulup, çoluk, çocuk demeden herkesin gözleri önünde hayvanların Kurban Bayramında hunharca katledildiklerini öne sürenlerin niyeti belli, ancak akıbeti meçhuldür. Ahzap suresi 37nci ayette, Muhammed’in oğulluğunun karısıyla evlenme izni aldığını hatırlatanların maksadını tahmin edebilirsiniz. Bu türden karalamalarla biz Müslümanları yıpratmaya çalışanların başarısızlığa mahkûm olduklarını tarih defalarca göstermiştir. Bir Müslümanın, uygar toplumların üyeleriyle arasındaki farkın, soğan, sarımsak kokularıyla anında fark edilebilmesi hepimizce malumken, hala “ neymiş farkınız “ türünden inkara yeltenenler asla amaçlarına ulaşamaz. İslam dini hoş görü dinidir; her kişiyi ve her görüşü, ne kadar aykırı olsalar bile anlayışla karşılar; bu nedenle, sakın ola ki “İslam, insanlara asılmak, kesilmek, boğulmak seçeneklerinden birini tercih edebilmelerine fırsat tanır,” diyenleri kale almayınız.
Dinin “ toplumlara yutturulan afyon, “ olduğunu ileri sürerek, hak din kabul edilen dinlerin ve binlerce peygamberin durumunu Allah’ın kendi yaptıklarını kendisinin bozması olarak değerlendirip, dindarlarla alay eden materyalistler, tersini iddia eden idealistler karşısında ilelebet bozguna uğramak zorundadır. Halkın din ve futbolla uyutularak, olası bir iç savaşın, ayaklanmanın önüne geçildiğini söyleyen bozguncular, dinimizin güzelliklerinin farkına varamamış ahmaklar sürüsüdür.
Bugün, yediğim önümde, yemediğim arkamda örneği çok varlıklı biriysem eğer, bunu dinimizin güzelliklerine borçluyum. Zamanında ben de çok zor günler geçirdim; açlık ve yoksullukla boğuştum, ama çok şükür şimdi Karunlar kadar zenginim ve bunu tamamen yüce dinimiz sayesinde elde ettim.
Şeyh veya şıh olup da saf ve samimi vatandaşları dolandırdığımı sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Mevlithanlığı veya muskacılığı meslek haline getirip de apartmanları birbiri ardına diktiğimi düşünüyorsanız, gene bilemediniz.
Belki Allah indinde farz veya vacip olmadığı gibi mekruh bir iş yapıyorum, ancak başka çarem yoktu; yoksa açlıktan ölürdüm. Bazılarınızın gasp veya hırsızlık diye adlandırabileceği işim, benim açımdan fetihten başka bir şey değildir. Yani ben fetihçilikten servet kazandım.
Sizi daha fazla meraklandırmadan mesleğimi açıklayayım. Benim işim camilere gitmek, ama içeri girmemek veya kısa süre sonra tekrar çıkmaktan ibarettir. Ben de, yıllardır camilere gider, hele Cuma namazlarını hiç kaçırmam, diyeceğinizi biliyorum. Ne var ki benim gördüğümü siz görmüyorsunuz. Yoksa yüzlerce ayakkabının kapıda sıralar halinde dizildiğini fark edip de, bunları aşırmayı aklınıza getiremiyorsanız, ya aklınız yoktur ya da paranız çoktur. Müslüman kardeşlerimizin bir ayakkabılarının hem de Allah uğrunda kaybolması onlara bir şey kaybettirmez, ama benim gibi garibanın birinin yüzünün gülmesini sağlar. Üstelik bunu sürekli yaparsanız, devasa paralar kazanırsınız.
Hak Teali Hazretleri, kılı kırk yararcasına her şeyi hesaplamış, kullarının rızklarını fazlasıyla vermiştir. İslam, son ve yüce dindir. Rabbime şükürler olsun! Haydi namaza!

Her alçağın son sığınağı vatanseverliktir. (Bernard Shaw)
|