|
Ey, propaganda (nick) hz.leri;
Madem ki bu kadar çok ortalıktasınız ve bu kadar çok burnunuzu sokup durmaktasınız insanlarla Tanrı’larının arasına; şimdi, sivri dilim biraz kan almayı deneyecek sizden. Ama korkmanıza gerek yok, olsa olsa bir sivrisineğin soktuğu normal bir Ademoğlu kadar acıyacak canınız.
Hadi Bismillah!
Önce Türkçe Sözlük’ten propaganda maddesine bakıyoruz birlikte: “ (bir öğreti, düşünce veya inancı) Başkalarına tanıtma, benimsetme veya yayma amacıyla söz, yazı gibi yollarla gerçekleştirilen çalışma…” İmdi efendim, bu tanım içinde neyi buluyoruz; “bir öğreti”nin, bir “düşünce”nin, bir “inancın” propaganda edilebileceğini buluyoruz değil mi? Ama bir somutluğun, bir gerçekliğin propaganda edilemeyeceğini, hele de konunuzda olduğu gibi bu gerçeklik Tanrı olunca, ki “kavramı gereği her yerde hazır ve nazır olan” ın propaganda edilmesi girişiminin saçma olacağını çıkarsayabiliyoruz bir de. Öyle değil mi ama? Zaten bende olanı gelip bana propaganda etmeniz epey bir derecede manyaklık gerektirmez mi sizce?.. Bu bahsimizi kısa tutarak gelelim ikinci bahsimize sizinle ilgili; şu meşhur imza yazınıza: “Her Türlü Yanlış "izm" Çökertilir. Gerçekler Tüm Açıklığıyla Anlatılır. Hidayete Vesile Olunur. Sıradan Basit Cevaplar ile Değil, Doyurucu, Açık, Anlaşılır, “Bilimsel ve Akılcı Cevaplar Verilir. Belkide Hiç Duymdığınız ve Duyamayacağınız Gerçekler İçin: (Geç Olmadan)” Yani bu, dükkân tabelanız oluyor değil mi aynı zamanda?
Ve biz ikinci bir Bismillah deyu atıyoruz kendimizi dükkânın içine: “Her türlü yanlış izm çökertilir.” Merakımı mazur görünüz burada; bu çökertme operasyonunu hangi tekniği kullanarak gerçekleştirmektesiniz? Yer ile yeksan olacağının garantisini de veriyor musunuz çökerttiğiniz izm’lerin, müşterinize? Mesela ‘ateizm’in izm’ini yıkarsanız geride ate’si matesi kalmaz mı ki? “Gerçekler Tüm Açıklığıyla Anlatılır.” Buyurunuz efendim, daha ilk adımınızda çelişki var, nasıl inanacağız ki bu çökertme işini emin ellere teslim ettiğimizden durum bu olunca? Çelişki: Sözlük tanımından da gördüğümüz gibi propaganda ile yayılmak istenen gerçek değildir, olsa olsa kimilerinin inandığı bir düşünce akımı, yani bir izm’dir konumuzla ilgisini kurarsak. Çünkü doğanın propagandasına gerek yoktur, havanın propagandasına, suyun… gerek yoktur. “Gerçekler tüm Açıklığıyla Anlatılır.” Beyefendi beyefendi; eğer böyle devam ederseniz bana ciddiyetimi kaybettireceksiniz. Türk Dil Kurumu’nun Türkçe Sözlüğü daha demin sokmadı mı ki gözlerimize, propagandaya konu edilenin gerçek olmadığını/ hadi, olmayabileceğini diyelim burada.? “Hidayete Vesile Olunur.” Haydaaaaaa! Yani neredeyse adamcağızı tutup yaka paça cennete sürüklememiz eksik kalır diyeceksiniz! Sizler ki dünyalıklarınızın zerresine bunca titizlik edersiniz, saçınızın bir telini dahi kıskanır göstermezsiniz din kardaşınıza, siz adama cennetten yer vereceksiniz ha!!! “Sıradan Basit Cevaplar ile Değil, Doyurucu, Açık, Anlaşılır, “Bilimsel ve Akılcı Cevaplar Verilir.” Bilirsiniz, dükkân isimleri reklam sloganlarına benzemeli: Kısa ve vurucu. Örneğin bu son sloganınızdan “bilimi ve aklı” çıkarmanızı naçizane önerebilirim size. Bunu yaparsanız eğer, kendinizle daha tutarlı ve daha inandırıcı olabilirsiniz… “Belkide Hiç Duymdığınız ve Duyamayacağınız Gerçekler İçin: (Geç Olmadan)” Korktum şimdi! Yine ‘gerçek’ dediniz ve tekil haliyle de yetinmediniz bunun; “gerçekler” Yoksa siz lafı evirip çevirip de Tanrı’ya şirk koşmanın peşinde misiniz (haşa)
Hani insan bir türlü inanamadığını takar kafasına ya…
Efendim; bizi merak etmeyiniz: Bir örümcek götürür hakka bizi*, zira
Umarım geç kalanlardan sayılmayacağım bendeniz dükkâna.
Hayırlı işler efendim.
Son nokta yerine kaim olmak üzere:
Esselamun Aleykum…
*) Tevfik Fikret

sıyırdı yüzünü dünya / gördüm kimse ben değil
|