Sn. Possible, keskin zekanızın yaratıcı bilginizle yoğrulduğu bir yazınızı okumak bana müthiş keyif verdi teşekkür ederim.
Alıntı:
|
Açtığınız konu bizleri işin temellerine, derinliklerine götürecek kadar değerli. Özeksel değerdeki savınız şu (biraz kaba bir tahlille) : Demokraside her kafadan ayrı bir ses çıkar, ama Tanrı varsa (ki sizce vardır) ve Tanrı insanların belirli bir düzen içinde yaşamasını isteyen bir doğaya sahipse o halde tek bir düzen, bu düzen için gerekli kanun zaten vardır -bize düşen onu bulup, onu uygulamaktır. (ki sizce Tanrı insanların Dünya'da belirli bir düzen içinde yaşamasını da isteyen bir doğaya sahiptir; bu bağlamda sizin için Tanrı'nın kitabı olarak kabul ettiğiniz Kur'an bu bağlamda bir kanun kitabı niteliğini de içermektedir)
|
Ben bu nokta da bir şeyler söyleyip çekilmek isterim, Malum ramazan ayındayız ve ben söz verdim ramazanda uslu duracağıma dair kendime.
Yukardaki alıntıda, Tanrının değişmeyen ve şaşmayan düzenli işleyen bir sisteminden söz ederken, mevcut feza'nın (aslında netekim paşa olmasa daha kısa yazacağım ama) kaotik yapısını bir yana koyacak olursak, salt dünyanın ve üzerinde yaşayan sistemin kaotik yapısının, mevcut tanımı sarstığını gördüm. Tanrı eğer belli bir düzen kurmuşsa (Mevcut teolojik bilgiler ışığında sabit ve kesin bir düzen uygulayan tanrı bunların değişmesine de izin vermez.) mevcut Dünya'nın bu kaotik yapısı, bu önermeyi kendi açısından geçersiz kılar. Konuyu şeytan'ın üstüne yıkıp kaçabilecek olanlar içinse söyleyeceğim, sürekli olan düzenin kanunlarını koyan ve uygulanmasını emreden Tanrı olduğu için, Şeytan ancak geçici başarılar kazanabilir ama sistemi bozamaz. Bu durumda kaotik sistemi açıkladığınızı sanmayın. Yukarda bahsedilen Tanrının kurduğu ve işlemesini emrettiği bir sürekli yanılmaz düzendir. Şeytan sadece insanı aldatmak için vardır, Tanrının yaptıklarını yıkmak yada değiştirmek için yaratılmamıştır.