Alıntı:
maria´isimli arızadan alıntı
Sizce; yöntem olarak "ahlaksızca" ama doğurduğu sonuçlar bakımında insancıllık içeren örnekler vermişsiniz.
Nb'nin "zor olan anda da ahlaklılıktır, ahlak" sözünü pek sevmiştim dün; e bugün düşünüyorum ki, sonucu iyi olacaksa, hiçbir yöntemi "ahlaksızca" diye nitelendirme hakkı bulamıyorum kendimde.
Nerede okudum unuttum ama, eğer Mustafa Kemal ve silah arkadaşları giriştikleri devrimde başarısız olsalardı, tarih onları şu anda kim bilir nasıl anacaktı..! O bakımdan ana dili için giriştikleri mücadeleyi, yöntem olarak da ahlaksızca bulmadım bugün ben...! Çünkü bahsi geçen konuda da "kapitalizmin" iliklerini söktüğü, ince ince oyduğu birey ve toplum haklarına mücadelenin yöntemini dahi olumsuzlamak mantıkî gelmiyor usuma...
Hangi ironiden bahsediyorsunuz, ben hâlâ ve hâla ilk günlerde bahsi geçen Kürçe eğitim diline girsin mi girmesin mi tartışmasında dahi, sizin benim Dtp, Pkk ve Kürt Halkı için söylediklerimi anladığınızı sanmıyorum.
Hatta Pkk sempatizanı ilan edildiğimi anımsıyorum tarafınızdan...!
Bakın o günlerdeki tesbitimi geçenlerde bir siyasi dile getirdi; Pkk ile organik bağı olmayan bir Dtp ne işe yarar ki dedi...!
Oysa ben Pkk ve Dtp'nin (yahut da herhangi bir kürt legal partisi) mutlaka ayrıştırılması gerekliliğinden bahsettim üst üste iletilerimde, ama tepkiniz çok tanıdıktı...
Şimdi gelinen noktada; tam da Dtplilerin ve Dtp karşıtlarının her ikisinin de birden istediği gibi; kapatılması kıl payı olan (bu karşıtların istediği) ve kapatılarak maduriyetlerini pekala kullanacak partililer dışında ne vardır ortada...?
Ne yazıktır ki, bir tür simülasyon nefesi üflenmeye çalışılıyor bu tip mevzular tartışılırken, ve kimse kimsenin "aslında ne dediğine" değil, biz'den olup olmadığına bakıyor...
Neyse yine boşa nefes tükettiğimi düşündüm birden..!
|
Hayır efendim kesmeyen aklınız kessin diye tam olarak ahlaksızca ancak oldukça da insancılca bir örnek verdiğimi düşünüyorum

Bu eylemi ahlaklı olarak nitelendirmek konusunda acele karar vermeyin derim. Belki de Bu hırsızlığın sonucunda hasta kardeşine bakmakta olan bir eczane çalışanı zan altında kalacak, işinden olacak ve bakmak zorunda olduğu kardeşine artık bakamayacaktır. Yani yapılan ahlak dışı eylemin ceremesini mutlaka birileri çekecektir. Hırsızlığı yapan kişi bunu göz önüne aldığına göre pek de ahlaklı bir eylem olmaz sanırım.
Aslında ben de sadece sizin değil pek çok kişi tarafınızdan anlaşılmadığımı düşünmüyorum. Sırf isteklerinin yerine getirilmesi için çoluk çocuğu katleden bir örgütü savunmam, savunana da iyi bakmam diyorum açıkça. Bunun adı PKK olur başka bir şey olur umrumda bile değil.
O konuya dahil olma sebebimde bir arkadaşın beklide milliyetçi arkadaşların yorumlarına kızarak yazdığı "siz böyle yaparsanız adam eline silah alır dağa çıkar" gibi bir yorum olmuştu sanırım. İstediği yerine getirilmeyen her vatandaş eline silah alıp dağa çıkacaksa vay halimize..
Her neyse kemikleşmiş fikirlerimle ben bu tartışmadan müsadenizi isteyeyim ve vereceğiniz cevabı okumakla yetineyim çünkü yorumlar her iki taraf içinde rahatsız edici olabiliyor.
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."