Tekil Mesaj gösterimi
  #11 (permalink)  
Alt 03-10-2007, 18:03
nbb. nbb. isimli Üye şimdilik offline konumundadır
kim bilir
 
Üyelik Tarihi: 23-09-2007
Nerden: Rize
Mesajlar: 69
Ben ne bir ahlâkçıyım ne de bir ahlâk sisteminin mensubu.

‘Bireysel ahlak’ı tüm ahlak sistemlerine yeğ tutarım.

Ama burada da, tahmin ettiğin gibi yineleyeceğim:

Birbirinden ayrımlı durumları genelliyor ve bundan da yanlış sonuçlara varıyorsun.

Olay: Tek bir şehirde, orada yaşamakta olanların yerel yöneticilerini seçme hakkına dışarıdan gelenler müdahale etmekte ve seçim sonucunu belirlemektedirler. Yani insanların kendi yöneticilerini seçmeleri engellenmiş olmaktadır. İmdi bu durumda birincil kavramımız dışarıdan gelip seçime müdahale edenlerin ‘gerekçeleri’ mi olmalıdır, yoksa orada yaşayan insanların kendi yöneticilerini seçme hakkı mı?
Konuyu başka örneklerle kıyaslamadan sunulan özgünlüğü içinde anlar ve yanıtlarsak sorumuzu, aynı yanıtta buluşmuş olacağız. Yoksa, olmayacağız.

Demokrasinin, hele de kapitalist demokrasinin (alternatif: Sosyalist demokrasi) ahlâki normlarla birebir uyuştuğunu düşünenlerden de değilim… Bugün de söylediğim gibi; kişi eğer bir ‘değer’e içtenlikle sahip ise, asıl dıştan gelen zorlama karşısında hatta öz-çıkarını bile reddederek sürdürmelidir tavrını-duruşunu. Yoksa işler yolunda iken hepimiz ahlâklı mahlâklı oluruz yav




sıyırdı yüzünü dünya / gördüm kimse ben değil
Alıntı ile Cevapla