|
biraz fazladan zaman geçirdiğinde çevrende -günün hangi saatinde olursa olsun-hep aynı insanları gördüğümü, bu insanların ekranda hep aynı şeye baktığını, baktıkları şeyin hep aynı oyun olduğunu, bu oyunun ya da oyunların hayatlarında ne kadar anlamlı(!) ve büyük bir yer işgal ettiğini anlayıp dehşete kapıldığım sosyolojik analiz malzemesi alternatif boş vakit geçirme mekanım.

"Gerçekten bucak bucak kaçıyorum. Birini sıkıntıda görünce çocuk gibi ortadan kaybolmak istiyorum. Korkaklıktan değil, kendimi onun yerine koymaktan. İnsanların karşısında bazen de o eski utangaçlığım yüzünden dikilip kalıyorum. Gitmek gerektiği halde bir türlü uzaklaşamıyorum. Kitaplarla, yani bir çeşit masal dünyasıyla hayatı karıştırıyorum eskisi gibi. Galiba gittikçe de düzeltilemez oluyorum bu konuda. Masalın nerede bittiğini, hayatın nerede başladığını fark edemiyorum. Bazen duratıma bir garip bakıyorlar; o zaman uyanır gibi oluyorum..."
|