|
Gerçek diyebileceğin bir varlık vardır. Ama sen onu duyulur-görülür şeylerden çıkarsamaya çalışıp üstelik bunu da Varlık'ta bir kendinde akıl yokmuşçasına yaparsan (genelde böyle yapılır da) sende şöyle açılımlar olur:
1) Tümüyle yoktur.
2) Pratik bir kavramdır/Yüreğinin götürdüğü yerden gidersin.
3) Falan özel koşulun falan özel koşuluna göreli, sadece değişebilen bir yanı olan, değişmez hiçbir yanı olmayan bir şeydir.
Bunları bulmak iş değildir/zor değildir. İnsan doğduğunda yukarıdaki üçlü açılımın birinde, ikisinde... sonuçlanacak bir doğaya sahiptir. Sorunun yanıtını bulmak için verili dinler, söylenceler, şu bu sosyal kültürün yolunu ölçüt almamalıdır. Gerçeklere götüren yol aklın yoludur: Yani hem herkese açıktır/hem de tek kişiliktir. Dostoyevski Ivan Karamazov'a şöyle dedirtir: "Tanrı yoksa herşeye izin vardır." Bu doğrudur. Ama şöyle olsa mutlak doğru olurdu: "Bengi ve değişmez bir akıl/mutlak akıl yoksa herşeye izin vardır."
|