|
Ben bu soruyu İnsan ne için yaşar'a çevirip Tolstoy'ca yanıt vermeyi yeğliyorum, şimdilik...
'Birinci çıkış yolu bilgisizlik yoluydu.Bu, şundan ibaretti:
Hayatın bir bela ve saçmalık olduğunu bilmemek ve kavramamak.Bu grubun insanları ki çoğu kadın, ya da çok saf erkeklerdi.Schopenhauer'ı, Hz.Süleyman'ı, Buda'yı rahatsız eden hayat sorusunu henüz kavramamışlardı.Onlar ne kendilerini bekleyen ejderhayı görüyorlar, ne de tutundukları dalları kemiren fareleri. Ve bal damlalarını yalayıp duruyorlar. Ama bal damlalarını ancak belli bir süre yalayabilirler. Herhangi bir şey dikkatlerini ejderhaya ve farelere çektiği anda, onlarında yalamaları sona eriyor.Bu insanlardan hiçbir şey öğrenemem ben. İnsan bildiği şeyi bilmeye son veremez.'
...
'İkinci çıkış yolu Epikürcü çıkış yoludur.Bu düşüncenin esası şudur:
İnsan hayatın umutsuzluğunu bilse de, onun sunduğu nimetleri tatmak; yani ne ejderhaya ne de farelere bakmayıp, balı elden geldiğince iyice yalamak, hele iyice birikmişse.Hz.Süleyman, bu yolu şöyle anlatır:
'Bu yüzden insanın yeryüzündeki tek zevki olan yeme, içme ve eğlenmeyi övmüşümdür. Bu Tanrı'nın ona bahşettiği hayat boyunca, çalışma sayesinde elde edilebilir.
O halde git ve ekmeğini neşe içinde ye, şarabını keyifle iç!...Hayatını sevdiğin kadınla geçir, senin boş hayatın elverdiği sürece. Çünkü bu senin hayatındaki payındır, yeryüzünde yaptığın işteki payındır...Yapabildiğin herşeyi iyi yap. Çünkü gideceğin cehennemde ne iş, ne sanat, ne akıl, ne de bilgelik var'
...
'Üçüncü çıkış yolu, güç ve enerjinin çıkış yoludur.Esası şudur:
İnsan, hayatının dert ve saçmalık olduğunu anlayınca, onu yok etmelidir. Çok güçlü ve tutarlı insanlar böyle hareket ediyor. Onlara oynanan oyunun bütün aptallığını kavrayınca, olduğunu ve en iyi şeyin var olmamak olduğunu kavrayınca, buna göre davranıyorlar ve bu aptal şakaya birden son veriyorlar. Bu son verişin de araçları bir sürü. Boyna bir ilmek, su, kalbe dayanan bir bıçak, trenler...
Ve böyle davranan insanlar, çevremizde gittikçe artıyor. Ve insanların büyük bir kısmı hayatlarının baharında ruhsal güçleri gelişmenin zirvesinde iken ve kendileri aklı sarsan insan alışkanlıklarından çoğunu henüz benimsememişken, bunu yapıyor. Ben, bunun en onurlu çıkış yolu olduğunu kabul etmiştim ve böyle yapmak istiyordum.'
...
'Dördüncü çıkış yolu, zayıflık yolu. Bunun esası şudur:
İnsan, hayatın dert ve saçmalık olduğunu kavradığı halde, onu sürdürmeye son vermez, bundan bir şey çıkmayacağını bilerek. Bu grubun insanları bilir ki, ölüm hayattan iyidir. Ama onlar yanılgıya bir an önce son verip, kendilerini öldürerek akıllıca davranma gücüne sahip olmadıkları için, sanki bir şeyler bekliyor gibi yaparlar. Bu zayıflığın yoludur. Çünkü eğer ben daha iyi olanı biliyorsam ve buna gücüm yetiyorsa, neden daha iyi olana kendimi vermeyeyim? Ben bu gruptayım." Tolstoy
Nilgün Marmara'nın "arka bahçesi"ndeki intiharıysa, sanıyorum üçüncü gruba giriyor...Forumda da verilen yanıtların hemen hepsi "onurlu intiharlardan" yana...
|